Archive for the 'Müzik' Category

Biterken başlayanlara…

Gokhan Kirdar - Gun Batimi

Gökhan Kırdar - Gün Batımı (2,27 MB)

Her geçen gün yeni bir başlangıç, bir daha dönmemek üzere bir yerlerde yarım bıraktığım her bir şey için bir yeni başlangıç. Ve ben yeni başlangıçları eski alışkanlıklar üzerine kurmaktan bıktım artık. Bir şekilde başladığım noktaya dönmekten, yaşanılmış şeyleri yeniden yaşamaya korkmaktan ve gerçek korkularımın sürekli beni takip etmesinden rahatsız bir hayat sürüyorum.

Yeni bir başlangıç yapıyorum, gözümü açtığımda ilk gördüğüm resime dalarken. Bir hayat geçti, bir başkası başlarken ve ben aynı “hataları” aynı “acılar” eşliğinde tekrarlıyorum, hem de hiç korkmadan. İstediklerimi yapmanın verdiği hazzı korkularıma değişmiyorum diğer taraftan ama yine de insanım, korkuyorum. Bir yeni başlangıç ertesi o eski sancılar asılıyor boynuma ve yine de kalbimden taraf çıkıyorum, beynimi hiçe sayarken. Dinlemek istemediğim ama doğrusu olduğuna inandığım tarafın telkinleri de işe yaramıyor, hep galip gelen “gönül” tarafının ağırlığı karşısında. Ve ben korku içinde karşılıyorum yeni doğan günü.

Uzun gecelerin ucunun bir şekilde sana bağlanmasına sebep aramıyorum artık. Korkmuyorum senden, özlüyor ama istemiyorum da, diğer bütün korkuların yerini bir boşluk kaplıyor artık gün ışığında. Sonra sonra dertlenen bir güneş yakıyor yollarda geçen her saatin ucunu ya da yazılan yazılardaki aynılık yapışıyor değişimin yakasına. Hani derler ya değişmeyen tek şey değişim diye, ben de değiştim artık.

İnsan kendisi olduğu günlerini özlüyor, içindeyken bir o kadar uzakta. Kendini götürdügü her köşeden bir başka aşk bakıyor bütün haykırışlarına rağmen zamanın. Ve insan kendini özlüyor bulanamamışlığının hasretiyle. Bir başkasına bir baskasi olmaktan bıkmış ve zamanın kendisini harcamasından yorgun. Bundan sonra yalnızca doğru yerde, doğru zamanda, doğru insanlarla olmak isterken, bütün korkularımdan ırak, bütün özlemlerimle bekliyorum seni, hayatın bir yerlerinde bir “sen” olduğunu bile bilmeden yaşarken. Baktığım ve gördüğüm, duyduğum ve dinlediğim, hissettiğim ve yüreğime kazıdığım her fiile bir -ecek takısı eklemek için bekliyorum. Aramanın kifayetsiz kaldığı her delikte bir “sen” arıyorum ve özelliklerini seni bulmadan bilemeyeceğim bir insanın kalbine yazıyorum, hayatı bana zindan eden özlemleri…

Artık

Bengi - Bulbulum Altin Kafeste
Bengi Bağlama Üçlüsü - Bülbülüm Altın Kafeste.mp3

Çok geç, artık çok geç. Yaşananların bir anlamı da senin yüreğinde yüklenmeliydi; alabileceğinden, sığabileceğinden ve kaldırabileceğinden çok daha fazlasını bırakmamalıydın bu yorgun zavallıya. Çok geç artık bazı şeyler için ve bir o kadar da geç kalındı artık geleceğe. Güzel hayalleri erittiğin bir çay bardağında sıcak günlerden konuşmak için artık çok geç…

Ortak paydadaki eşitliğin bozulduğu gün ile geç kalınan bir hayata ait bir paydanın eşitlenmesi için gereken çarpan hep farklı çıktı. Bir işlemi bile yapamadan bıraktığımız her gün yarım, ağlamadan kapattığımız her telefon bir güzel anı ve gözlerinde görebildiğim farklı bir gelecek ise rüyalarda kaldı, içinde olmadığım. Uykusuz günlerimin gecesini seni düşünerek yazmak, sonra sonra ise kağıttan bir kayık olan bütün rüyalarımın bir iz düşümü kaldı bu denizde. Batıp çıktığım her fırtınada, boyumu aşan her dalgada bazen ben kaldım geride, sallarken ellerimi binemediğim her gemiye, içinde sen…

Sessizce anlatıyorum yine. Kimseler duymasın diye bu çırpınışlar, satin tiktakları yorulmadan sen bilme diye. Anlatmaya çalışıyorum içine sığmadığım kelimelerle, söylemeye çalışıyorum ağzına kadar dolmuş bir hayatta. Ben sevgiyi tarif etmeye çalıştıkça bana bakan gözlere, daha kifayetsiz kaldı kelimeler, yazılabilirliklerinden yoksun, söylenebildiklerinde yoktun…

Artık çok geç, unut gitsin…

Yine kayb-oldum

Feryal Oney - Ip Attim

Feryal Oney - Ip Attim (4.3MB)

Kaybettiklerimiz değil mi, her batan güneşin peşinden bir heyecanlı çocuk gibi koşturan ve oturan kursak denen noktaya, bütün ağırlığıyla. Kaybettiklerimiz, sevdiğimiz, anımsadığımız, korktuğumuz, özlediğimiz ve/ya özlendiğimiz. Her köşeden bize bakan ama o köşeye her gittiğimizde gölgesini bile bulamadıklarımız hani.

Mesela sevgilerimiz, en son kaybedilecekler listesinde hep en ön koltukta giden, aynaya baktığımızda kendimizi tanıyamamıza sebep olanlar yani. Bir türlü vazgeçemediğimiz ve her vazgeçtiğimizde ise o aynadakinden utandığımız. İçimizi en çok acıtan, layık olamadığımızı her düşündüğümüzde yüzümüze çarpan o soğukluğun sebebi…

Bağladığımız her direkte bizi bütün sadakatiyle bekleyen şey, belki de ilk kaybettiğimiz, belki de son sahip olduğumuz. Kimi zaman ruhunu serbest bırakırken, onunkine tutsak kaldığımız bir duygunun hayatımıza yaptıklarına aldırmadan peşinden koşuyoruz. Bazen de silmek için savaşıyoruz, kaybolmamak için direnen bir sevgi gözümüzün içine bakarken, ya da bulurken bizi bir deniz ortasında, bütün savunmasızlığımızla.

Saçlarımızda gezinen rüzgarın getirdiği fısıltılar anlatıyor bize, kaybettiğimiz herşeyin bir gün bir yerlerde karşımıza çıktığında, bizim “o”nun kulağına söylememiz gereken her bir şeyi. Sessizce, duyulmasın için hani…

Hüzün…

Serkan Cagri - Yalnizligin Sesi

Serkan Çağrı - Yalnızlığın Sesi

Dinlemek istiyorum şimdi, bir klarnet sesi, bana bütün hayatın yalnızlığını anlatabilen. Bir tarafımı doldururken diğerini boşaltmaya kadir bir deniz kenarında ve yüzüme çarparken ılık bir kış rüzgarı. Dinlemek istiyorum şimdi yeniden, daha önce söyleyemediğim bütün şarkıları, ellerim cebimde yazı bitiren bir kıtanın sahilinde, daldırırken gözlerimi güneşin batısına. Dinle-n-mek istiyorum, yoruldukça durduğum bir sahil kasabasında, hayatımı tekrardan sorgulamak bir de…

Bugüne kadar ezgisine kapıldığım her kavalın bana kazandırdığı herşeyi notalarına dökeceğim hayatın ve ben bir “sen” yokken öleceğim, sahilimin kenarında. Ardımda isimler bırakacağım, gidemediğim ülkeler, mutlu edemediğim insanlar ve sevemediğim hayvanlar olacak içlerinde. Bir sözlük gerekmeyecek anlayabilmek için, farklı dilde yazdığım her hangi bir yazı için. Sen bile anlayacaksın hangi kelimede saklı adın, ben bile anlayacağım neden yazmalı adın.

Şimdi dinliyorum, vakitsizce söylediğim her şarkıyı, yankılanırken bir sahilin dağlarında, zifirin ortasında çıkarken ya da bir yayla yoluna. Bulacağım en yüksek tepede sayacağım yıldızlarını, bir fotoğrafını da kıyısında yürürken gördüğüm bir denizden hatıra. Ve ben şimdi dinleyeceğim bütün şarkılarını, kimsenin kimseye söyleyemediği ama herkesin bir kez bile olsa dinlediği, o iç acıtan hüzünlü şarkıları, hüznün şarkılarını hani…

Bir başka …

Babam Ve Oglum - We Will Meet Again

Babam ve Oğlum - We Will Meet Again.mp3

Aslında adetim değil ya içimden yazmak geliyor, bir daha geri dönmeyeceğim belki de dönemeyeceğim zamanların akıp gidişini seyrederken. İnsan en iyi böyle zamanlarda farkedebiliyor ne kadar olduğunu ve ne kadar olmuşluğunu, bir yılbaşına, doğumgününe, bayramlara, Ramazan’a ya da eski bir dostu görünce anlıyor hayatından nelerin kopup gittiğini.

Bir bayram günüydü Ankara’da, sokaklarında eski tatları aradığım, eski zamanların kapımı çalmasını beklediğim ve bir hayatın özlenebilecek anlarının bir bilgisayar ekranına sığmadığı farkettiğim bir bayram günü. Sevdikleriyle, eskiden sevdikleriyle, olmak istedikleriyle tadına varılası bir bayram günü, Ankara’nın bayram ıssızlığında yaşayan sokaklarında geçip giden. Hissedemediğim on bayramın acısını çıkartmam için lütfolunan bir bayram. Yaşamak istediklerimi bir kez daha anlatan bana, birlikte olmak istediğim anlarda isimleri yazan bir bayram, akabinde unutmaya çalıştığım zamanın bir parçası olan yeni bir yılı gölgede bırakan bir bayram var kapımda.

Son üç dakika kalmışken bir şeylerin daha gitmesine hayattan, üç dakika kalmışken hoşgeldinlere ve üç dakika kalmışken O’nun içime işleyeceği bir zaman arasına, daha bir başka oluyor şimdi burada bunları yazmak. Ve doyurmak kendini bir nergis kokusu ile, yağmurlar altında bir dağ kulübesinin arka bahçesinde. Isıtırken içini bir küçük aşk, büyütürken içindeki seni ve ‘daha’ derken hayata, daha bir anlam kazanıyor etrafında bir şeyler olsun diye uyum içinde çalışan her bir şey, kutsal bir emre itaat için…

Haykırış…

Kenan Dogulu - Haykiris

Kenan Doğulu - Haykırış.mp3

Kendin ol
Kendin ol
Sen buysan baskası ol!
Buysan kederden öleceğim
Baskası olursan da kimi seveceğim?

Yilmaz Odabaşı

Şiirlerin hayallerden ibaret olduğunu sanırdım hep, mutlu günlerimin salladığı beşiğimde. Bütün çocuksu hayallerimi gömdüğüm bir şehirde gizliymiş meğer yazılan en gerçek şiir. Her satırında, her harfinde ve her vurgusunda elindeki bezle siliyor hayallerimi hayatımın üstünden ve bir sonraki vuruşunda saatin geri bırakıyor, sırf daha fazla acıtabilmek için canımı.
Acaba insanın kendisi olarak kalması da o kadar zor mu? Bir zamanın bir kimsesi, bir başka zaman aralığında başkası olabiliyor mu, aynı biz için? Ya da olduğunu zannetiklerimiz bizi hep yarı yolda mı bırakıyor? Sorusuz cevaplar gibi cevapsız sorular da yoruyor bizi, en az zamanın kendisi kadar. Ve sanırım biz bu yorgunluğu bir melek bizi ziyaret edene kadar sırtımızda taşıyacağız.

Hani derler ya, bir şeye sahip olmak ne kadar zorsa, ona sahip kalabilmek de bir o kadar zordur. Ne kadar kendimiz gibi kalabiliyoruz acaba? Yılların bizden alıp götürdüklerini bir kenara bırakabiliyor muyuz, kendimiz gibi olduğuna inandığımız her güzel insanı bize getirirken?

Değişimin adını bir şiir ile koyabiliyor muyuz ya da? Yoksulluk en acısı, hayallerimin zenginliğine serpilen her su damlasının bıraktığı bir iz bu değişim, benim yollarında kaybolduğum ve her adımımda bir tane daha atmamak ya da bir saç daha ağırtmamak için direndiğim bir değişim. İçerden bakınca aynı, dışarıdaki benden bir o kadar ayrı.

Değişimi bulacağım bütün şehirlerde kalan başkalarına oniki kala…

Mikael & Demet Tuncer - Söylemeyin

Mikael - Demet Tuncer - Soylemeyin

Mikael & Demet Tuncer - Söylemeyin.mp3

Hayat ne tatlıymışsın meğer, bilinmiyor yaşanırken.
Ölüm acı gerçeksin tamam, bana neden bu kadar erken?
Doymadım sevdalara doymadım yaşamaya doymadım aşkıma doymadım
Saçının teli kaldı, gözünün izi kaldı, mutluluk sözü kaldı, içerimde.

Söylemeyin, bilmesin, aşkıma,
Dayanamaz böylesi acıya,
Uzakta deyin, dönecek deyin, öldüğümü söylemeyin,
Uzakta deyin, dönecek deyin, yüreğimi titretmeyin.

Dün gece seni gördüm rüyamda, kayboldun karanlıklarda,
Yangınla, uyandım koynunda, seni ardımda bırakmak var ya,
Doymadım sevdalara doymadım yaşamaya doymadım aşkıma doymadım,
Saçının teli kaldı, gözünün izi kaldı, mutluluk sözü kaldı, içerimde.

Söylemeyin, bilmesin, aşkıma,
Dayanamaz böylesi acıya,
Uzakta deyin, dönecek deyin, öldüğümü söylemeyin,
Uzakta deyin, dönecek deyin, yüreğimi titretmeyin.

Mikael

Işık yok…

Bulent Ortacgil - Pencere Onu Cicegi
Bülent Ortaçgil - Pencere Önü Çiçeği.mp3

Beyazında saklıyorum artık seni, kararan kalbimin içinde, tam orasında duruyorsun, beyazlar içinde.

Bütün kötülüklerden uzaksın şimdi, bilmediğim hiç bir yerinde yaşamıyorsun kirlenmiş dünyanın. Bir türlü bırakmıyorum peşini senin beni bırakmadığından çok. Düştüğüm her çukurda sen karşılıyorsun beni ve ben seni beyazında saklıyorum.

Benim dinlediğimi sen de duyuyorsun. İçini acıtıyor ve senin sesin çıkmıyor hiç bir acıya. İsyan bile edemiyorsun seni tuttuğum parmaklık(sız)lar arkasında. Bildiğin bütün özgürlükleri bir kuşun kanadına yükleyip bekliyorsun beni kaçamayacağın ya da hiç bir zaman kovulmayacağın orada. Hayat bekleyecek seni orada, zaman bekleyecek ve ben…

Bir suçlusun aslında sen, zamanını bilmediğim bir hapse mahkum olmuş ve çıkacağın günü benim bile bilmediğim bir masum suçlu. Ancak gecenin zifirinde görüşe izin var ve benden başka kimse yok kapısında, adresini bir tek benim kalbime kazıdıkları hücrenin. Kaldığın sürenin sürgün olurluğunu söylüyor zaman kulağıma, şimdilerde sessiz kalırcasına. Akıp gitmişliğinde gizlenen hayat misali, kimsenin haberi yok senden.

Seni bırakmaya korktuğum karanlıklarda kaldım şimdi ve artık korkuyorum kendimden, karanlıktan korktuğum kadar. Uzaktan sen görünüyorsun bir beyazın içinde. Bir ben görüyorum seni, ben bakıyorum bir tek. Hayatımı içinden kemiren bir duruşun var bu gece ve sen şimdi beyazındasın karanlığın. Bir tek sen parlıyorsun, yokluğunda bir çok duygumun, duygusallığında bir şarkının ya da karanlığında kapımı her gece çalan görüş saatlerinin. Saklıyorum seni…

Sen söyle

Arvanitaki - Gelasti Fotografia
Arvanitaki - Gelasti Fotografia.mp3

Uzun zamandır içimden pek yazmak gelmiyor. Özlüyorum…

Hadi bu sefer sizler söyleyin bir şeyler, ya da hayal kuralım hep beraber. Kurduğumuz hayalin en güzelini seçelim sonra. Ve geçmişimizde arayalım seçilmiş hayali, bulmak ümidiyle kaybedelim bir kez daha. İçine girmeden anlayamayacağımız zaman aralıkları olsun ya da hep başkasının mutluluğunu gözlediğimiz kapı aralıkları. Bir kez daha hatırlayalım en çok unuttuğumuz anımızı, bıraktığımız yerden tutup çıkartalım. Yanımızda yatsın bu gece. Sabah kalktığımızda bir de gece olsun aramızda ve güneş bir kez daha utansın kendi ışığından, sonra verdiği rahatsızlıktan dolayı özür dilesin mesela.

Bu sefer ben yazmayayım bir şeyler, herkes aklına ilk gelen kelimeyi söylesin bütün dürüstlüğüyle. Kopya çekmek serbest olsun anılardan, dönüp şöyle bir baksın herkes, en çok nerede yanlış yapmışlar ya da en çok kimin kalbi kırılmış sizin geçtiğiniz yollarda gördüklerinizden. Sonra özür dileyelim mesela hep beraber. Bir başka insanın kırdığı kalbi tamir edelim birlikte, saralım kırılan bütün acılarımızı, parmaklarımızdan sarkan.
Hadi diyorum, bu sefer şarkıyı siz seçin ve bütün çirkinliğine rağmen ben söyleyim size istediğinizi. Duymak istediklerinizi bir şarkıya saklayayım, sırf sizin mutluluğunuz için ya da bırakın o çok korktuğunuz mutsuzluğunuz bulsun bizi, kaldığımız karanlıkların kenarında, yükseklerden düşmeden tutabilelim birbirimizi. Uzak olalım alabildiğine ama bir minör ezgide hemen bir omuz olabilelim ağlamakta olan bir başa.

Bu sefer şiirleri siz yazın, ben bir arka plan müziği olayım yazdıklarınıza. Ne yazılırsa yazılsın uyabileyim mesela, bir hasret hayat olsun dizelerinizde ya da kırık mavi bir bulut. Eklenebileyim bu sefer yazılan herşeye, göz yormayayım yanlızlığımla. Siz de katılın anılara şimdi. Her satırına bir ömür sığan bir şiir yazın şimdi.

Hadi şimdi bir şeyler yapmak zamanı. Bir ağaç dikelim, bir kitap yazalım ya da, bir şarkı, bir şiir de olur yazılan, olur ya bir zaman. Güneşi hep beraber karşılayalım bu sabah ve yanlızlıktan korkmayalım mesela. Olmazsa olmazlarımız olsun, her biri bir kanun gibi yazılı olsun kalplerimize ve ben olmadan da olur olsun mesela zaman, sen olmadan dursun gibi yani…

Kanatlar

Tuluyhan Ugurlu - Kanatlar

Tuluyhan Ugurlu - Kanatlar.mp3

Hayaller var, bir kanadın ucundan sarkan, güneşin üstünü örten hayaller. İnsana yaşama şevki veren, yapılması gereken bütün güzel şeyler için güç kaynağı hayaller, bir zamanın gerçekleriydiler şimdiki hayaller…

Varılan noktada bekleyenler, uğurunu bir böceğe teslim edenler, unutulanlar, başaranlar ya da tutunamayanlar, çalışanlar, yatanlar, dinleyenler yahut dinlenenler. Hepsi zaman dilendi hayattan hayallerini buluşturan zamanlar. Hepsinin ve herkesin hayalleriydi onları sıradanlıktan ayıran ve bir sabah vaktiydi kavuştuklarında bunca yılın gerçeğine, sessiz sedasız bir köşesinde hayatın. Zamanı bir kenara itip, elden geleni değil gelmeyeni kovaladılar bir devre sadık kalarak ve yine onlar kurdular hayalin hasını, bir pişmanlık uğruna.

İnsan oldukları için vardı hayaller, yaşadıkları için hani, sevdikleri için ve tutkuları için feda ettiler hayatlarını bir anda. Hayalleriydi önemli olan ve onlardı geçmişin gerçeklerini yarına taşıyan, sorgusuz bir hasret arası. Yalnızlık bulurdu onları ve onlar beklerdi tek başınalığı, hayallerinin yoksulluğunda. Beklerken alışmıştılar ve unutmamıştılar hayatın onlardan çaldığı bir avuç dolusu hayali. Bilerek, bekleyerek ve alışarak karşıladılar yeni bir günü, yıldızları silerken gökyüzünden yeni hayaller astılar yerlerine. Karşılığını bulamadan gittiler bir hüzünlü beklemenin ve sonrası kalmadı masallarda bile. Sonra hayal oldular bir bir, yazarken isimlerini güneşe…

Gaye Aksu - Sevdan Ile

Gaye Aksu - Sevdan Ile
Gaye Aksu - Sevdan İle

Beyaz Bir Kağıt

Bir şiir istersin içinde benzetmeler olan

Kusura bakma sevgilim

Heybemde sana benzeyecek kadar güzel bir şey yok…

Yılmaz Erdoğan

Yilmaz Erdogan - Yeni Bir Sayfada Sana Bakmak
Yılmaz Erdoğan - Yeni Bir Sayfada Sana Bakmak

Denerim öyle

Sebnem Ferah - Yemen Turkusu

Şebnem Ferah - Yemen Türküsü

Sayfa 1 / 11