Bir zamanlar 2 Haziran vardı, hayatın anlamsızlığını yüzüme çarpan. Sonra sonra bu yokluk başka tarihlere de sıçradı, yüzsüzlüğünü artırarak ve daha da acıtarak. Son sekiz yıldır bir ay gecikmeli geliyor sancılı bir doğumgünü, ya da ölüm. 2 Temmuz. Bir varlığın bitişi ile başlayan bir yokluk hikayesi, acısından kimsenin haberi olmayan günlerin çaresizliği.
Zaman geçiyor, şöyle bir dönüp bakınca dündü diyorum kendime, diğer yanım sekiz yıl oldu derken. Dündü, yaşanılan bir bitişin açtığı o zor başlangıç yolu, daha dündü. Kaybedişlerin anahtarı, kimseleri yerinde bulamadığım bir evin kapısını çalışım, telefonlarıma cevap vermeyen bütün insanların yüzleri, hepsi o gün başladı birer birer kaybolmaya hayatımdan. Ve ben bilmiyordum bu kadar sevdiğim insanın ya da bu kadar özlediğim bir hayatı bir daha anmak istemeyeceğimi, taa ki takvimler bugünü gösterene kadar.
Şimdi bir kenara bıraktığım bütün acıları yeniliyorum ve sıfırlıyorum bundan sonra olacakları. Mes’ul değilim hiç bir şeyden, bunca başımdan geçenden, bunca çekilen acıdan. İçim rahat. Ve alacaklıyım işte:
Yol kenarlardındaki yağmur mazgallarını kumbara sanıp
Harçlığımı atardım
Bu yüzden en çok
Denizden alacaklıyım…Sunay Akın
dediği gibi. Alacaklıyım ben de. Bu güne kadar verdiğim kadar alacağım, günü geldiğinde, vakti söylendiğinde, borcunu ödemesi gereken insanlardan ve belki de en çok hayattan alacaklıyım, geri gelir diye savurduğum her zaman parçası adına. Ne bir fazla, ne bir eksik.
Her bitiş yeni bir başlangıç. Ve ben şimdi başlıyorum bir yeni hayata, yanımda en güzelini hakeden bütün insanlarla, bu sefer pişman olma korkusu içimde, üflerken zamana. Bu bitiş yeni bir başlangıç şimdi, kaybettiğim her şey adına, yanında kazandırdıklarının adı bile anılmazken, sekiz yıl sonra ancak yeşermeye başlayan bütün morluklarla. Bir gün gibi sararacakları günü beklerken.
Bitti. Ve ben gözümü yeniden açıyorum “normal” insanların yaşadığı bir hayata. Başlıyorum…
Sevgili Orhun, gerçek kadar güzel bir hayat yaşaman dileğiyle…
Dodi,
Çok teşekkür ederim, isteyen herkes için inşallah..
merhabaaa
arkadaslarin bu yazidan ne anlamali?
guzel seyler degil mi?
daha sık yazmaya calıs lutfen.
her sey gonlunce olsun..
selamlar,
İstemesek yazar mıydık, gökten 3 gerçek düşmüş biri orhunun biri dodinin biri de yazan diğer kişilerin başına…
“Umutsuzlukla bezginligin arasinda yanlizca bilgeligin dolasmaya cagirdigi bir aralik bulunur.” Diyordu Luis Landero geckin yas oyunlari kitabinda.
Artik gerisini sen anla Orhun. Ama anla!!!
merhaba
size ulaşabileceğim bir mail adresi yollar mısınız. mailim görünüyor sanırım.
Hatice,
güzel şeyler değil mi? İşin doğrusu yazarken geçmişim vardı gözümün önünde, pek hoş olmayan şeyler ama sonuç o kadar da kötü değil, değil mi?
Çok teşekkür ederim.
Bu aralar (ki son 2-3 aydır) pek gelemiyorum internete, daha doğrusu buralardayım ama pek içimden gelmiyor taşları ortalığa saçmak. İnşallah daha sık gelirim kapınıza
Dodi,
Hem de ben bu kadar kaçarken gerçeklerden
Düşsünler bakalım..
Cihangir,
Luis Amca.. Çok güzel söylemiş, ama (inşallah yanlış “anlamamışımdır”) estağfurullah. Benim gezindiğim sular biraz fazla sığ. Gün olur da onun bahsettiği aralıklarda dolaşabilirsem ne mutlu bana. Çok teşekkür ederim bu derin söz için.
Anlamaya çalışıyorum inan, belki de bu yüzden bu kadar karman çorman buralar..
O Elmalar Newton’a yer çekimini buldurmuştu.
Yoksun…
bence de bu kadar uzun ara vermemeli bu çocuk yazmaya hani ben ablasıyım bir şey söylesem olmaz ama siz söyleyince dinler sanırım
Dodi,
Biz de birşeyler bulur muyuz dersin
Unutulan,
Yok gibiyim sanki geri döndüğümden beri, ama unutulmadın, merak etme
Sadeceseninablan,
Biiiiiirrrrr
Sonunda uçmak bile olsa yerçekimini başta bulmak gerekir.
orhun,
yeni bir yazı okumak istiyorum. siparişim:
tebessüm eden detaylar kat içine.
ya sen bizi unuttun
Dodi,
haklısın, uçmak gerek yerçekimini bilerek..
Hatice,
Normalde hiç sipariş üzerine yazı yazmamıştım ama en eski müşterilerden birisi için mecbur çıkacak bir şeyler inşallah. Ama biraz zaman. Biliyorum bu aralar fazlaca zaman (ç)aldım hayatınızdan, inşallah en kısa sürede halledeceğim. Küçük tebessümlerle.
Ayrıca unutmak o kadar kolay değil..