İşte şimdi, burada, tam da yüreğimin ortasında…
Anıları canlandırıyorum bir filmin gölgesinde. Oyuncuların gözlerinde gördüklerim, benim hayatımın unutmak istediğim bir bölümünde baktığım gözlerdeki ile aynı şimdi. Söylenenler, yaşananlar, yapılanlar, olanlar ve olacaklar; hepsi bu filmin senaryosunda saklı. Seyrederken aktı içimde birikenler.
İç parçalayan çığlıklar yoktu benim senaryomda; bakışlardı yürekleri yaktığı yerde bırakan ve sözler vardı o bakışlara gizlenen. Zaman vardı anıldığında önüne “geçmiş” ibaresi konması gereken; şimdi geçmişliğinin yoksunluğu hatıra. Çoğu zaman anıların bir yerlerinde”kötü” sıfatına yapışık dolaşacak zamanlar dolandı ayaklarımda. Vazgeçmek zorunda kaldığım her bir şey oradaydı, zaman vardı, mekan vardı ve en önemlisi insanlar vardı hayatlarından geçtiğim ama benim hayatımda kalan.
Hani bir yerlerden sıkışır kalırya insanın hayalleri, işte öyle bir yokluk bu çaresizlik. Hayatın parmaklarının arasından akıp gidişine şahit oluyorsun ama bir şey yapamıyorsun, dokunamıyorsun sevdiklerine mesela ya da paylaşamıyorsun en dolgun anında hislerini. Bir adada mahsur kalan bir kazazede oluyorsun sonra, şişeler içinde onlarca kağıt parçası, gideceği yeri bilmeden bakıyor sana, ayırırken her bir dakikayı geçen zamandan.
Sonra yoruluyor insan, bir akşam üstü üzerine çöküyor bütün karanlıklar, özlediği aydınlıkları anarken bir sigara dumanı altında. Kırılacaklarını bile bile yeni hayaller boyuyor bu beyaz hayatın üzerine. Yine de vazgeçemiyor işte, bırakamıyor hep boynuna asılı özlemleri. Cümlelerin devrikliğine aldırmadan devam ediyor peşinden koştuğu hayalleri, her ne kadar tutmayacaklarını bilse de onarmaya çalışıyor hayattan kopardığı yamalarla ve daha bir farklılaşıyor zamanın gölgesinde.
Deniz kenarina baglanmadan birakilmis bir kayik gibiyim simdi, bir acikli klarnet esliginde salinip duruyorum, sahipsiz, limansiz. Yamalı hayallerimin tutsağı olmuşum, bir kürek mesafesi gidemiyorum artık…
merhaba
sayfayi her yenileyisimde header degisiyor. bu yeni bir sey herhalde
cok guzel bir fikir.. annem resimleri cok begendi o yuzden epey bir yenileyip popularitene katkida bulunduk :))
selam ve dua ile..
Hatice,
evet, yenilik yapma zamanı gelmişti sanki. Aslında yeni bir şey sayılmaz ama ben yeni aktif hale getirdim. K2 içinde gelen bir özellik, benim tek yaptığım resimleri çekmek
uzun zamandır resim çekmediğimi de hesaba katarsak, bunların ne kadar eski resimler olduğunu sen bul 
Annenin de burayı okuduğunu bilmiyordum, sanırım annen için üzülmem lazım, en nihayetinde buralar çok mutlu mesud yerler değil, şimdilik.
Ellerinden öperim annenin.
Siz olmadan popularite olmuyor biliyorsunuz…
bunlar senin cektigin resimler mi
itiraf edeyim ben netten sanmistim. ellerine saglik, hepsi harika. ve tabii ki fotograf cekmeye devam et 
selamlar..
Söyleyeceklerimi yanlış anlamazsan, bu sitede üzerinde ya da altında herhangi bir isim yazmayan herşey benim. Yani netten başkalarının fotoğraflarını ya da yazılarını buralara koymak pek içime sinmiyor. Bu bir kaç yönden böyle. Onun için evet, resimlerin hepsini ben çektim

Çok teşekkür ederim. Elde malzeme bitince yenileri için dolanmaya başlarız
selamlar
klarnet deyince yanlızlığın sesi aklıma geldi…ellerine sağlık telvin bu halinde sana yakışmış…
oyle olur iste birakirsan ablana makinani kalirsin eski resimlere :))) yuregine saglik caniminici yasadigin tum olumsuzluklari unutacagin muhtesem bir omrun olsun en kisa zamanda insaallah seni cok seviyorum ve artik bencde az kaldi ….
Leyal,
ne kuvvetli bir enstruman şu klarnet, takılıp kalıyor insan.
Çok teşekkür ederim, güle güle kullanın
Sadece benim ablam,

şuna bak! hava basıyooor :))
resimlere şaşırdım ama. tahmin edemezdim.
şaka şaka.. biliyorum buradaki tüm yazıların sana ait olduğunu. altta da R var o yüzden
keşke bende böyle bir uğraşa ve beceriye sahip olabilsem. o zaman kesinlikle kendi çektiğim resimleri kullanırdım sayfamda..
Hatice,
makine çalışır el öğünür
Uğraş dersen bilemem ama beceri inan gerekmiyor. Yalnızca biraz zaman ayırmak lazım sanırım. Dedin ya altta R var diye, işte ben de başkalarının R lerine saygılı olmaya çalışıyorum, hem bu dünya için, hem öteki için.
Bir de müzik yapabilsem tam süper olacak :p
yazılarında klarnet sozcugune rastlasak da bence sen tem bir ney insanısın, ney insan olma yolunda
selamlar..
ne garip ben tam 1.5 yıldan beri telvin nikini kullanıyordum sonra böyle bir blogla karşılaştım…ve ney taksimide haticenin dediği gibi iyi gider… ( bu arada ben amatörce ney üflüyorum) selam ve dua ile
Hatice,
Klarnet, ne güzel sesi var değil mi? Ağladığı zaman herkesin haberi oluyor. Ama ney öyle deği, o için için yakıyor ağıtını.
Neyi de çok severim, ki bu ikisinin kombinasyonu vardır (Bülent Altınbaş & Başar Dikici), en dinlenesi albümlerdendir. Dediğin doğru, ney insanıyım aslında ama ney bu aralar benim istediğim gibi ağlayamıyor
Leyal,
Aramızda her ne kadar amatörce deseler de işin üstadları varmış ama bizim en son haberimiz oluyor. Ne mutlu sana, bir enstrüman çalabiliyorsun (biliyorum ney üflenir ama burada çalmak kelimesi gerekliydi :)) Keşke, ben de keşke…
Sen de yazıyor musun bir yerlerde?
selamlar… keşke sende keşke niyet etsen onuda yaparsın Allah’ın izni ile şüphe yok…ama ben gerçekten amatörüm:)
ben yazmıyorum… yazamıyorum o zaman bende keşke bende demeliyim.Yazsam sizin kadar içten olmaz …
Leyal,
estağfurullah efendim, nerdee bizdeki içtenlik, bunlar öylesine çıkanlar. Amatörce
Keşkelerim çok şu hayatta ama hiçbirine pişman değilim. :))
Öylesine çıkan böyle ise… o zaman diğerlerini görmek isteriz amatörcenin:) en güzel hali yaşadığını eksiksiz hissettirmek..
pişman olmadığın ve pişman olmıyacağın nice güzel isteklere selam olsun…
selam ve dua ile
Allah razı olsun ama inan benim hayatım amtörce geçiyor
Dualar müşterek, malum…