Bu dağlar sizin olsun, çünkü ben nasıl başlayacağımı bilmediğim bir hayatın nasıl bittiğini bile anlamadığım bir zaman dilimini yaşıyorum, arkamda bıraktığım herşey için dökerken gözyaşımı. Henüz tadını alamadan, kendim için bir şey yapamadan gidiyorum uzak memleketlere, önceden olduğu gibi, şimdi olduğu gibi. Kulağımda ağır bir ezgi, gözlerim yaşlı, kalbim yaralı bırakıyorum bir daha bırakmayacağım herşeyi. İçimden zerre kadar gelmezken yollara düşmek, bir hayata bağlı diğer bütün hayatlar için, kurulan bütün hayaller ve çekilen bütün cefalar için bir çentik daha atıyorum, silmem gereken bütün özlemlere.
Ve şimdi bırakıyorum, bırakılmaması gereken her birşeyi. Yıllar önce hissettiklerimden çok daha farklı duygularla gidiyorum, yeni bir adım atmaya. Bunca yıl beklemiş olan ya da bekleyecek olanlardan diliyorum, yokluğumun özrünü…

İnsanlar ne kadar ilginç. Herkes bir başkasının yapmak istediği şeyi yapıyor sanki..
Allah gönlünü daima huzurlu ve mutlu kılsın..
Yaradan bir gönül vermiş bir de akıl. Gönül daha insana hitap eden bir şey bence. Kimbilir budur belkide sebebi, içimizin acımasının…
Bütün içtenliğimle AMİN, ECMAİN…
Bu arada daha sık yazmanı “tavsiye” ediyorum, tabi benim gibi bekleyenler için :))
insanın bekleyenlerinin olması da güzel ya hu
Aman diyeyim o zaman, hemen yazma dönemine geri dön bak, özellikle bu ara
Ama yakındır bir şeyleri değiştirme vakti geliyor…
Ben senin gibi değilim görüyorsun, anlamlı anlamsız yazıp duruyorum
ne özelliği var orhun bu aranın?:) hayır tam da bunalım takıldığım bir ara ki yazdıklarım iç de açmaz.
+
sen hep anlamlı yazıyorsun kardeşim. kendinin farkında olan bir insansın, bu ne büyük nimettir..
+
bir şeyleri değiştiriyorken bir ara bahsettiğim dergi işine de el at bari..:)
Ben de çok sağlıklı sayılmam, ruhsal açıdan; bu günümüze şükür. Onun için iç açmasa da olur
sevdiğim insanlara ait kelimelerin.
Teşekkür ederim ama ben kendimi, sizin beni görebildiğiniz gibi göremiyorum ki buradan bakınca da siz, beni gördüğünüz gibi görünüyorsunuz
Değişim, galiba değişmeyen tek şey…
Dergi işine gelince, “döncem ben sana”* :p
*Anlayışına sığınarak
eyvallah
gönlünden geçeni, içinden geleni yazıyorsun orhun..
önemli olan da bu değil mi?..
soruma cevap beklemiyorum aslında :)cevabı gayet açık çünkü
Doğru söylüyorsun ama çoğu zaman karmaşa içinde olduğumu unutma lütfen
Anlatmaya çalıştıklarım çıkamıyor içimde kaldığı yerlerden.
Ama anlaşılabilmek güzel şey. Teşekkürler…
ben bu yazılara bayıldım ..kendi blogumu oluşturmaya bu gün başladım:)ve sizin yazınızı kopyaladım.Adınızı vererek.buna hakkım varmı bilmiyorum ama.yoksa yazıyı geri çekerim.. hoşçakalın