Mimlenmişiz… “Saolsun” İnsan yapmış bu iyiliği
Bu iş, bu sitede “hakkında” sayfasını doldurmaktan daha zor aslında. İnsan, soruları en azından kendimiz seçtiğimiz için mutlu olduğunu söylemiş ama sanırım benim için bunun tam tersi geçerli. Ben daha ziyade, soruldukça anlatan birisi olduğum için bu iş zorlayacak ama şikayetçi olma lüksümüz bulunmadığından başlayalım yazmaya. Bu arada galiba sitedeki en kişisel şey bu olacak, kopya çekerek başlayalım…
Niye yazıyorum?
Sanırım bu soruyu burayı okuyan bir çok kişi soruyordur, tıpkı benim kendime sorduğum gibi. Yazmak aslında çok uzak bir olguydu benim için, ki tarihi çooook eskiye dayanmıyor. Son 5 yıldır yazmak için zaman ayırıyorum, daha doğrusu içime yazma isteği doğuyor ve düşünemiyorum ne yazmam gerektiğini, yalnızca bir kelime, bir tını ya da bir söz yetiyor içimde bir yazma arzusu doğurmaya. Sonra ver elini Telvin. Önceden de yazardım ama o zamanlar çok çok bunalmış olmam gerekiyordu, şimdi şart değil ![]()
Yazmak rahatlatıyor genelde, biraz yalnızlığın verdiği -ki fiziksel yalnızlıktan bahsediyorum, manen çok şükür yalnız bırakılmadım- hüzünden, ya da yaşanılan onca şeyden dolayı, içimi dökme alanım. Ben olabildiğim, maskelerden arındığım, istediğimi içimden geldiği gibi anlatabildiğim ve çoğu zaman ama beceriksizlikten ama yoğunluktan anlatamadığım bir şey bu yazmak.
Ne isterim?
Bu konuda hazırdan cevap hakkımı kullanarak “huzur” derim. Sağlık sıhhat de çok önemli ama huzur bir başka şey. Kafama herhangi bir şeyi takmadan, ki çevremdeki insanları fazlaca düşünürüm, her ne kadar benimle alakalı bir şey olmasa da. Huzur getiriyor insana, hayatında istediği bir çok şeyi. Bu yolda uğradığın duraklarında önemi çok tabiki, yani huzuru sana veren ve getiren varlıklar.
Vazgeçilmezi?
Dünyevi olarak “dostlarım”dır vazgeçilmez olan, ailemden sonra ki artık birbirlerinden farkları kalmamış. Kardeşim diyebileceğim insanlarla sarılı bu kalbim, bir boşluk bulup rüzgar dalmaya çalıştıkça içeri, onlar kapatıyorlar açıkta kalan her yeri. Bana göre hayatın en büyük anlamlarından birisidir bu kavram ve bu kelimeye yüklenen anlamı kaldırabilecek insan(lar) gerek durusunda bir suyun. Vazgeçirmesin Rabbim, isimlerini saymadığım ve burada büyük ihtimalle saymayacağım o güzel insanları, bir zor hayatın geleceğinde.
En çok mutlu olduğu an?
Çok büyük ihtimalle birisine yardımcı olabildiğim andır ki bunun tersi de tersi için geçerlidir (yani eğer sevdiğim insanlardan birisine ulaşamıyorsam ya da ulaştırmıyorsa beni kendine, içim içimi yer). Garip bir mutluluk bu, tarifi pek mümkün değil, onun için açıklamaya çalışmanın anlamsızlığı ile boğuşuyorum. Gerçekten ihtiyacı olan birisine, elimden geldiğince, düşünmeden sonramı, karşılıksız. Ki yediğim “kazıkların” uyarısıydı, “kötülüğe dayanabileceğin kadar iyilik yap” sözü
Olsun…
Beğendiği bir yeri?
Bu da büyük ihtimalle elleri olurdu. Çok bakımlı olduklarından falan değil, sakın yanlış anlaşılmasın ama ellerimi severim. Benim karşımdaki insanda ilk baktığım yerdir eller. Hani bazı insanın yüzüne vururya kişiliği, benim için eller de öyle birşey. Tarifi zor bir şey, ki şimdi siz neyin tarifi kolay da dersiniz ![]()
Ha bir de, ben neden kısa yazamıyorum diye düşünürüm sık sık
Kusura bakmayın biraz uzun oldu bu da. İnşallah bir daha ki sefere…
Mimlendiğimiz için İnsan‘a teşekkür ederim. Usûl icabı iki isim yazmak gerek şimdi değil mi? O zaman eğer bana kızmazlarsa Mihman ve şu an kapalı olan, Telvin’in isim sahibesi Divan yazsın bundan sonra bu sitenin burasında (Divan, eğer okuyorsan, ve yazmak istersen, buralarda bir inşaat alanı ayarlarım ben sana ;)) Yazma zorunluluğu yok nasıl olsa değil mi? ![]()
İlk kişisel paylaşım demişsin Orhun ama emin ol öyle değil. Sorularını okuyunca cevaplarını az çok tahmin edebildim. Sen doğrudan kendin hakkında bir şeyler yazmasan da aslında bu blogda duran her cümle sensin:)Bu yüzden benim gibi sürekli takipçilerin senin hakkında ya da iç dünyanın güzelliği hakkında diyeyim, bir şeyler bilebilirler;)
Oyuna katıldığın için teşekkürler.
Muhabbet baki kardeşim..
Seni seviyorum Orhunb…
insan,
Elden geldiğince işte… Çok teşekkürler bana bu fırsatı verdiğiniz için diyeceğim çok garip kaçacak :))
gerçekten de ilk defa kendimden açıkça bu kadar bahsettim diye hatırlıyorum ama senin gibi dikkatli ve dünyayı güzel gören gözler burada yazılı her cümleyi iyi tahlil edebildiğinden, çok yabancı bir şey yazmamışız
Muhabbet burada bekliyor her daim, senin gibi almasını bilene
mmm,
:))
insansan,
çok teşekkür ederim, sen de artık bir blog açsan da seni de tanısak.
Geçmiş olsun Orhun
Divana söylerim, okusun yazdıklarını. 
İbn-i Sina,
çok çok teşekkür ederiz efendim, sizleri tekrar buralarda görmek ne güzel
Nüffen Divan’a söyle, öyle ismi bulup gitmek olmuyor 
rica ederim
yorumumu gören cennetlik dimi? 
Gerçekten de cennetlik olduk sayende
İnşallah cennetten köşkü bu şekilde ayarlamazsın bize 
Tamam açtım bir blog burda:
http://muhyiddin.wordpress.com/
hayırlı olsun..
hayırlı olsun Muhyiddin.
sağolun insan, sanırım bu söz üstteki blog açtığımı söylediğim yazıya yönelik, orhunb size teşekkür etmiyorum çünkü siz zaten bir blog açmamı istediğinizi söyleyerek görevinizi yaptınız, erkekler daha yönlendirici oluyorlar, erkeklerden de kadınlardan da vazgeçemiyoruz
devamını bloğumda okuyabilirsiniz…
evet o yazıya yonelikti. rica ederim.
ara sıra ziyaret etsem blogunuzu rahatsız olur musunuz?
daha dogrusu konuskanlar taifesinden olarak yorum yapsam..?
Hoşgeldin, insan.
ee ya şimdi…ey insanoğlu sen ne olacaksın böyle