O

Bugün “O”ndan bahsetmek istiyorum, hemen hemen herkesin hayatının bir yerinde olan, ve de olacak olan “O”ndan, insan olandan…

O işte, orada duran, hiç bir zaman yanımızda olmayan ve bizim her sokağa çıkışımızda ‘acaba’ dediğimiz o. Hayallerimizi paylaştığımız bir “O” var pencemizden bize bakan, boyu tarif ettiğimiz gibi, kilosu istediğimiz, kalbi kocaman, tam hayal ettiğimiz gibi birisi O. Bizim düşümüzün içinden gelen, kendi kendimize kurduğumuz ve hayatımızda karşımıza çıkan herkeste aradığımız bir o düşler bazı insanlar. Hayallerdeki insan…

Ömür O’nu beklemekle geçer, bir gece vakti aynı noktaya gözlerimizi diktiğimiz ve belki de yollarında bir şehrin, yanımızdan geçip giden O. Hayatın dönüm noktası olacak karşılaşmanın diğer yarısı, bir zaman çıkar gelir diye bekler gideriz bu hayatın bir ucundan diğerine ve ne hikmetse bazen bulamaz bizi O, hayalimizle uyuşmazlığından muzdarip olur bir başka rüya…

Oysa bir de “O” vardır hayatın bir başka yerinde gizli. O’nun beklenmişliğinden ve bizi bulamamışlığından farklı olarak ikinci O bulmuştur bizi, hayatın garip tevafukları sayesinde ve tadını çıkartmaya hazır bir hayalin sahibi olarak asılır boynumuza. Bu hayal edilebilir birşey değildir oysa, habersizliğinden değil, bundan sonrasından sorumlu tutulacak bir hayal olmasındandır ikinciyi O yapan. Tevafukların her iki taraf için de aşikar olduğu ama bunun anlaşılabilmesi için biraz daha zaman gerektiği anlatılmalı şimdi birilerinin kalbine, beklenenden ziyade bulunan bir O vardır şimdi hayatın bir yerlerinde ve insan farklı bakar bundan sonra bakması gereken her bir şeye, O’nun hatırına binaen.

Beklentiler yerine olanları vardır O’nun ve O’nunla her bir şey paylaşmaya açıktır, sonuna kadar. Yeter ki paylaşmaktan anlayan bir O istesin, O’nun vermek istediklerini…

5 Responses to “O”


  1. 1 Mihman

    Yok bu şehr içre senin vasf etdiğin dilber Nedim
    Bir peri-suret görünmüş bir hayal olmuş sana

    Öyle bir peri-suret ya var ya yok. Ama insan muhayyilesi gerçeklerden daha fazla kendine has. Kendinden bir parça. O’nu bize yakın kılan da bu parçamız aslında.
    Aramalı mı yoksa beklemeli mi. Yoksa diğer O’nun gelişiyle, hayaller gerçeğe mi kalp olunur. Ya da ya da… :) Bu arada bir dejavu yaşıyorum bunları yazarken..

    hamiş: Geçmiş olsun dileği için teşekkürler, en azından ağırlığı geçti.

  2. 2 insan

    insanın hayatında “O”lar hiç bitmiyor ki. “O”nu bulduracak bir “O” nasip olur herkese inşallah..
    selamlar,

  3. 3 orhunb

    Mihman, İnsan,

    dedim ya O’nu aramak ya da beklemek ya da birden karşına çıkması…
    Hayat hep böyle geçiyor birşeylerin gölgesinde, bir kararsızlık, bir alışamamazlık durumu söz konusu hep. Hep hakkımızda hayırlısı diyoruz ya, bir taraftan da duaların kabul olduğunu birle bilemiyoruz, en azından şimdiki zaman dilimi için ve sanki kafa karıştıran nokta da bu :)
    Rabbim bir O nasib etsin herkese, aramadan, sormadan, beklemeden, sıkılmadan, acımadan… Bir O, kendinde dünyayı gösteren…

    Sevgiler…

  4. 4 Muhyiddin

    Birgün, bir yağmurla garip garip
    -Çoluğu çocuğu terk edeceğim.-
    Bir sevgiyle doymayacak kalbim,anladım
    Alıp başımı gideceğim.

    Asır yirminci asırdır,amenna
    Bir yanımda sevgilerim, bir yanımda sancım
    Neon lambaları büsbütün karartır gecemizi
    Uzaklar daha uzaklaşır
    Bir define çıkarır gibi kayalardan, Ademden beri
    Sımsıcak sevgilere muhtacım.

    Bir gün alıp başımı gideceğim
    -Yıldızlar ışısın, yollar üşüsün, yollar…-
    Belimi bir ılık şal sarsın, mavi
    Hüzünlü bir serencamın ardından, şarkısız
    Rüyalarım unutulmuş bir handa pes desin
    Görmüş geçirmiş bir çift duygulu dudak karşısında.

    Kendi kendine çekilmez oluyor ömrüm
    Her insanın ayrı ayrı yaşayabilsem kaderinde
    Diyarı gurbette kanlı bir aşk
    Bahtsız bir çocukluk uzak köylerin birinde
    En uzak beyazlar,
    En yakın ikindilerde, duygulu
    Ve bir sahil meyhanesinde bir akşam
    İçip içip ağlasam…

    Nasıl kısa kesmeli bilmiyorum?
    Herkesin derdinden pay isterken.
    Uzak kaderlerin suları çağlar şimdi

    Yıldızlar dökülür sonsuza içimizden.

    Birgün, bir parkta otururken, biliyorum
    Bir el yağmurla dokunacak omuzuma
    Bir çift göz,bir davet, bir kalp
    Çoluğu çocuğu terk edeceğim.
    Yapraklar dökülecek, çiçekler solacak

    Bir sonbahar, bir sabah ve bir yağmur olacak
    Toprak ve insan kokularıyla,
    Uğultulu bir sarhoşluk içinde, yıllar için
    Başımı alıp gideceğim.

  5. 5 orhunb

    Muhyiddin,

    şiir sanırım Turgut Uyar’a ait. Katılımın için teşekkürler…

Leave a Reply