İçime işleyen bütün yağmurların gözümden aktığını gördükçe daha çok yanıyorum bu kor ateşler arasında. Ateşten her çıkarışımda başımı, sana benziyor şimdi beklediğim her bir insan ve bir karanlık sokak köşesinde bu sonbahar yağmuru altında ıslandığım her an senden armağan. Baharın ağırlığıyla yarışıyorum bu yalnız zaman arası, gökyüzünden gönlüme taşınan su miktarını ölçüyorum önceki belirsizlere inat. Hayatımı askıya aldığım zamanların ceremesini, hayalkırıklığımla ödüyorum. Ve ben şimdi hem suçsuzum, hem mahkum…
Oralara yaz geliyor değil mi ?
Gönül burada değil ki…
En kötüsü de bu işte:
Hem suçsuz olup hem de mahkum olmak!
İnsan yazılı olanın önüne geçemiyor, bir şeylerin uğruna bir ömür boyu mahkum olmayı göze almış olsak da.