Şehirler

Yalnızlığın başladığı yer sanırım şehirler, hepsi onların suçu. Biraz sakin, biraz karışık, biraz karmaşık, biraz sen, biraz…

Göz görmeyince… Yalan. Katlanabildiğini söylemiyor bu gönül. Bütün yaprakların döküldüğü zaman var şimdi aklımda, kalbimde, olmak istediğim bir başka yalnızlık şehri var şimdi yaşadığımdan gayrı. İçine sakladığım bütün masumluğum, kendinden habersiz bekliyor beni, döneceğim günü, bulacağım günü ya da bir köşe başında beklerken beni. Suçlu arıyorum şimdi, istemediğim her bir şey için, yaşayamadığım her an için ve tadamadığım her bir güzellik için bir kurban lazım bana. Ve ben şehirleri mahkum ettim, bütün masumluğunu içine hapsetmiş beni bekliyorken.

Anılar onlarda gizli, hepsi. Kaldırımlarında, yollarında, üst ya da alt geçitlerinde, otobüslerinde, ağaçlarında, parklarında, manzarasında, evlerinde ve otellerinde, en önemlisi denizinde gizlenmiş şimdi bütün anılarım. Önemli ya da önemsiz diyemeden, hiç gözümden gönlümden gitmeyen anılarım onlarda saklı. Bir şehrin dört bir yanında. Beklediğim günler adına, belki bir daha hiç bulamayacağım bir zaman adına, kaybettiğim.

Tarih yazılmıştı orada, geleceğimin tarihi. Bütün herşey orada beklerken ben geleceğimi arıyorum, başka bir şehirde başka bir çeşit yalnızlık arası. Şimdi başka bir denize bakıyorum, hiç anı sahibi olmadan kaçıyorum bu suçlu şehirden şimdi. Ve hiç pişman olmak istemiyorum döndüğümde takvim yapraklarının bolca düştüğü bir şehre. Suçlamak istemiyordum ama bu onların suçu. Sessiz kalmalarından anlamalı, inkâr etmediklerini. Bir cevap bile veremiyorlar bana, bütün hıncımı kusarken üstlerine, bir zamanlar korkularımı anlattığım şehirler.

Bir zamanlar güzel ülkemin haritalarından silmek istediğim şehirdir suçlu. Beni bu halde koyup giden bir şehir. Bulunduğum diğer şehirlerden medet uman şehir, anılarımı gömerken göz yaşımı silmeyen ya da yüzüme bir türlü dokunmayan şehir. Bir zamanların hayali, bügünün tarihi ve geleceğimin manzarası bir şehir şimdi suçlu. Ve ben yalnızlıkla cezalandırılan bir suç ortağı şimdi, başka bir şehirde sürgünde.

Hepsi onların suçu…

2 Responses to “Şehirler”


  1. 1 İbn-i Sina

    Sürgün mü hicret mi? Hicret berekettir, suçlu aramaya da gerek kalmaz, daha pratik :)

  2. 2 orhunb

    :) Hayranım senin herşeye güzel bakmana. Ne yazık ki ben senin kadar iyi bir insan değilim. Onun için benim bir suçlu bulmam şart :)

Leave a Reply