Tuluyhan Ugurlu - Kanatlar.mp3
Hayaller var, bir kanadın ucundan sarkan, güneşin üstünü örten hayaller. İnsana yaşama şevki veren, yapılması gereken bütün güzel şeyler için güç kaynağı hayaller, bir zamanın gerçekleriydiler şimdiki hayaller…
Varılan noktada bekleyenler, uğurunu bir böceğe teslim edenler, unutulanlar, başaranlar ya da tutunamayanlar, çalışanlar, yatanlar, dinleyenler yahut dinlenenler. Hepsi zaman dilendi hayattan hayallerini buluşturan zamanlar. Hepsinin ve herkesin hayalleriydi onları sıradanlıktan ayıran ve bir sabah vaktiydi kavuştuklarında bunca yılın gerçeğine, sessiz sedasız bir köşesinde hayatın. Zamanı bir kenara itip, elden geleni değil gelmeyeni kovaladılar bir devre sadık kalarak ve yine onlar kurdular hayalin hasını, bir pişmanlık uğruna.
İnsan oldukları için vardı hayaller, yaşadıkları için hani, sevdikleri için ve tutkuları için feda ettiler hayatlarını bir anda. Hayalleriydi önemli olan ve onlardı geçmişin gerçeklerini yarına taşıyan, sorgusuz bir hasret arası. Yalnızlık bulurdu onları ve onlar beklerdi tek başınalığı, hayallerinin yoksulluğunda. Beklerken alışmıştılar ve unutmamıştılar hayatın onlardan çaldığı bir avuç dolusu hayali. Bilerek, bekleyerek ve alışarak karşıladılar yeni bir günü, yıldızları silerken gökyüzünden yeni hayaller astılar yerlerine. Karşılığını bulamadan gittiler bir hüzünlü beklemenin ve sonrası kalmadı masallarda bile. Sonra hayal oldular bir bir, yazarken isimlerini güneşe…
Ve aklını sevdasına teslim eden deliler için ney ve piyano telleri bir kez daha deliliğime dokunuyor. Düşünmek lazım, ölümüme ağlamak lazım; ölümüm de bana ağlar mı?
Tüm gereken bir beyaz kağıt ve yazmakmış varolurcasına, selam olsun dostlara,
saygılar..
Ağlamak lazım hayallerimize, ölüm bizi bulduğunda. Ağlamak, ölümün kendisine.