Geçmiş

Geçmiş mi gerçekten?

Bir şeyler var hayatın bir penceresinden bugünüme bakan ve ikisinin arasında bir bahçe çiti var, bütün ayrılıkların üstünde yazılı durduğu. Ne kadar yakınlar ve ne kadar farklılar, öncemden bügünüme sarkanlar.

Geçenlerde bir dost muhabbeti arasında lafı geçti; geçmişimin bir türlü geçmediği çarpıldı yüzüme ve onu geçmiş diye çağırmanın hakkım olmadığı söylendi, tam kalbimin durduğu yerde bir hareketsizlik belirdi o an ve içimi acıtan bir sevinç geldi buldu beni alacakaranlığın içinde.

Geçmiş geçseydi eğer, unutulurdu ya da unutsaydım geçmiş olacaktı ki benim hayatımda henüz böyle belirtiler yok. Unutmadım, “unutamam” var bazı şeylerinde hayatın ve “unutmam” var yalnızca birinde. Bütün “geçmiş”ime rağmen geçmemiş bir hayat var, hayatımın içinde hayatım dediklerim birde, bütün haşmetiyle geleceğimin üstüne oturan. Bunca zaman boyunca bir “geçmiş” yapamamışım kendime sanmıyorum ki bundan sonra yapabileyim…

Tecrübeli bir hocadan “Geçmişe Giriş 1″ dersi alacağım, çok zamanımı (ç)alan ama iyi ezberlediğim bütün “Hayat Bilgisi” derslerinin bıraktığı izleri silmek için. Çok kaldım, çok bırakıldım ama iyi öğrendim hepsini, unutmak mümkün değil, hele geçmiş demek hiç kolay değil. Bir de “olsun, tecrübe oldu işte”ciler var bütün iyi niyetleriyle hayatımda dolanan. Kimse sormadı ki bana, bak bu derslerden seni bırakıyorum, ileride çok sıkıntı çekeceksin, ama çok sonraları daha rahat edeceksin. Diğerleri bu dersin ikinci bölümünü alırken sen çocukluğunla, ailenle, gençliğinle, geçmişinle ödemiş olacaksın bu dersin ücretini ve biz sana karne yerine tecrübe vereceğiz, kabul ediyor musun? diye sormadı kimse. Sorgusuz aldım bütün zorunlu derslerini hayatın bilgisinin. Seni aralarında kaybettim, sıra arkadaşım olman gerektiği yerde. Ama pek adil olmayacaktı, seni vakti gelmemiş bir sınav için zorlamak, sırf yanımda olmanı istediğim için.

Ortalık karıştı, kırıştı yine, düzensizliğine aldırmadan bügünümün. Halbuki, annem ne çok dikkat ederdi, defterimin kenarlarının kırışmamasına ve muntazam yazı yazmama. O zamanlar ne kadar gelecek istediysem, bu gün o kadar eski zaman istiyorum ve ben geçmişte yaşıyorum şimdi, unutmadığım her bir şeyin kenarına oturup, müzik dinliyorum. Kırıştırıp atamadığım bütün müsvettelerimi temize çekiyorum şimdi, bütün tecrübelerimle, en güzel yazımla. Okutacak kimse yok…

2 Responses to “Geçmiş”


  1. 1 insan

    zaman olarak geçmişte kalanları
    aynı zamanda bugünde kılan yine biziz…
    ben tecrübeye inananlardanım. yaşanılan her şey insanın geçmişindedir, getirileri ise daima yanımızda…

  2. 2 Orhun

    Ben biraz farklı düşünüyorum bu konuda. Yaşanılanların her biri aklıma kazınmış daha doğrusu gönlüme kazılı çünkü bu konuda pek mantıklı değilim. Hiç biri geçmemiş ama götürdükleri her daim burada duruyor, yazılı.

    Tecrübe güzel şey ama bazen bir şeyleri olduğu gibi yaşamak lazım, acemiliğin tadına vara vara :)

Leave a Reply