Yeni bir hayata başlarken bir diğerini geride bırakmak hiç bu kadar zor olmamıştır herhalde. Yaşadığın evi, semti, kenti, hatta ülkeyi bırakmak daha da zor. Bunca zamandır gezdiğin yerleri, bastığın kaldırımları ve hatta baktığın kızları hayatının bir kenarına not ederken şimdi, sıfırlayıp herşeyi ağlayarak başlamak yaşama, tekrar sıfırdan. Tıpkı doğduğundaki gibi ağlayarak. Kendin için bu kadar zor olan bir şeyin, geride bıraktıkların için kolay olduğunu düşünmeden ve ağlamadan başlamak. Pişman olmadan bıraktıkların adına. Güzel günlerinde olduğunu bu hayatta umarak, hissederek, bilerek sıfırlamak herşeyi. Ta ki geldiğini görene kadar, geleceğini bildiğin hesapsızlıkları.
Hayat dediğin zaten kısa bir çizgi. Böldüğünde bu yolu eşit olmayan parçalara ve gördüğünde ne kadar zor olduğunu, duygularını bir kenara bırakıp sadece kendini düşünmelisin ve anlamalısın ki yalnızsın. Bunun bilincinde olmalısın ki; duygularına daha çabuk kavuşabilesin ve bıraktığın acılı günlerden artakalan zamanın hesabını daha çabuk sorabilesin sorulması gerekenlerden. Ve verebilesin tüm güzellikleri sahiplerine. Mutluluk senden çok onların hakkı. Önceki hayatında senin için yapılan hiçbir şey karşılıksız kalmamalı. Herşey sahibine ulaşmalı, gözyaşı kötüye, mutluluk iyiye kalmalı. Ve önündeli zamanı iyi kullanmalısın, dolu yaşamalısın yalnız hayatının uzun bölümünü.
Arkanda bırakırken toprağını, yakmalısın gemileri, belkide içinde tayfalarıyla ve yeniden başlamalısın bir gemi yapmaya. Öyle bir gemi olsun ki bu, herkes imrenerek bakmalı, kahrolmalı belkide. Kendin için olmasa da sevdiklerin için yaşamak zorundasın işte, ister gülerken süzülsün gözyaşı, ister düşünürken onları. Farketmemeli senin için “Neden?” sorusu ve sonuna kadar yürümelisin bu yolu. Hemde ağır adımlarla, önceki koştuklarına inat. Yapışmalısın hayatın yakasına, bırakmamalısın peşini, güneşin doğacağına inanana dek…
30/08/2002
0 Responses to “Bazen düşünüyorum, her zaman”
Leave a Reply