Güzel acı

Bir koca hüzün oturdu göğsümün tam ortasına yine. Bir şeyleri bırakıp gitsekte arkamızda hep, sonunda yine de gelebileceğimiz yer hep ait olduğumuz yer oluyor. Her ne kadar bırakması kolay olan taraf, hep daha güzel bir hayat vaad etsede. Kopamıyoruz geçmişimizden, yaşanılanlardan, yanımızda olanlardan, gönlümüzdeki yamalara sebep olanlardan. Her seferinde koca bir delik açılıyor tam ortasında kanayan yüreğimizin, ve ancak zaman kapatabiliyor o boşluğu. Bir yerlerde, bir şekilde tekrar karşımıza çıkıyor sonra, bir bakıyoruz ki, delik biraz daha büyümüş. Sonra bütün gücümüzle tekrar çağırıyoruz, derdimize derman tek dostu. Ki bırakıp gitse bizi zaten o da başka bir yalnızlık.

Sonra kendimizi düşünüyoruz, acaba nereye aitiz diye. Sessizlik, bir cevap çıkmıyor yine. Bırakıyoruz kendimizi bir tarafa, sonra karşı tarafada dünyayı koyuyoruz, nedense hep bizim taraf ağır basıyor, dünya havada kalıyor. Nedenini anlayamıyoruz başlarda, sonra sonra çıkıyor incesi terazinin, arkamızdan gölge olan anılarımızmış oysa asıl ağırlık yapan. Bizi bırakmıyorlar nereye gitsek, ne yapsak da. Aslında biz değilmiyiz herseferinde yanımızda görmek isteyen, ve yine biz değilmiyiz, onları buluşturan bir kuytu deniz kenarında kendimizle.

Oturmuşuz bir sahile, derin derin dalıyoruz denize oturduğumuz kayaların üstünden. Dalıyoruz kendi sınırlarımızı zorlayarak gidiyoruz daha derine, daha. biz indikçe birisi bakıyor bize daha derinlerden. Biz indikçe o uzaklaşıyor bizden, belki de hiç dalmamalıydık karanlıklarda, o güne kadar hiç dinmemenin verdiği yorgunlukla bize bakan durgun sulara. Bilemiyoruz…

Çıkıyoruz yine yamanmış olarak sulardan, sırılsıklam olmuşuz, ortada güneş yok. Etrafımızda da göremiyoruz kimseyi, tutunamayanlardan başka hayata. Yaşayamadıklarımızı düşünüyoruz sonra inceden. Şikayet ediyoruz kaderi kendimize. Bir sonuç yok yine…

0 Responses to “Güzel acı”


  1. bir şey söyleyememişler

Leave a Reply